Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Shadowhunters: Karanlık Tarafa Hoş Geldiniz
#1
bd26b91f-0492-4e4b-ab57-65e2312fed2d.jpg
Takip edenlerin bileceği üzere Shadowhuters yakın zamanda (2 Ocak) geri döndü. 

İkinci sezon için umudum birinci sezonun son bölümlerini taban aldığım için oldukça yüksekti. İlk bölümleri ne kadar durgun ise son bölümler o kadar hareketli ve doluydu. Durum böyle olunca ikinci sezon için beklentim daha da yükselmişti, en azından görüntü ve efektler açısından daha iyi bir şeyler beklediğimi söyleyebilirim. Bazı anlarda -İkinci bölüm Simon-Magnus Hindistan sahnesi gibi- görüntü o kadar yapay duruyor ki, evet diyorum şu an bir dizi izliyorum. Oysaki bunun yerine gerçekten aralarında dolaşıyormuş hissi yaşamayı yeğlerim. 

İkinci sezon başladığında fark ettiğim bir şey ise ilk kez bir baş karakteri bu denli önemsemediğim oldu. Genelde tüm ilgi o karakterin üzerinde olmalıdır, empati ve sempatiyi en çok toplayan yine başkarakterdir ama yok Shadowhunters’da bu benim için mümkün değil. Clary beni kendisinden en uzağa itiyor. Alec’i, Jace’i, Izzy’i hatta Simon’ı bile ondan daha çok hissediyorum. Yine de beni diziye bağlı tutan birkaç şey hatırına ayrılmıyorum kıyısından. 

d6885b8d-c6b5-4382-bfaa-f98a50eb3cd1.jpg
Alec bebeğim, kum torban da senin kadar cool.

Evet evet, yukardaki sahnede Alec’in söylediği her şeye katılmasam da oldukça zevk aldım. Alec en baştan beri Jace’i herkesten ayrı tuttu, her zaman önceliği Jace’di, hiçbir zaman ve hiçbir koşulda bu durum değişmedi. Bunu en başta Parabatai* bağına yorumlasak da çok daha fazlası olduğunu ilk bölümlerde Alec’in gözlerine bakan herkes anladı, tabii o durum zamanla ortadan kalktı. Ortadan kalktı kalkmasına da benim kalbimden bir türlü silinmedi. 

Jace, Valentine tarafından kaçırılıp bir gemide tutulduğundan beri en gerçek duygularla yine Alec düştü peşine. Evet herkes arıyor ama sadece Alec tükeniyor. Herkes özlüyor ama sadece Alec ölüyormuş gibi hissediyor. O sebeple Clary’e söylediği her şeyi söylemekte sonuna kadar hakkı var. Kardeşini, Parabataisini, birlikte büyüdüğü kişiyi kaybetti ve çevresindeki herkes sakin bir şekilde arama yürütüyor. Geçen sezon kaseyi daha canla başla aradınız ya hu, Jace’in kase kadar değeri yok mu? –Tabii kase deyip geçmemek lazım, onun gücü de herhangi bir şeyde yok.-

Hepsini geçtim, Clary birkaç gün içinde Jace’in ‘abisi’ olması fikrine nasıl bu kadar kolay adapte oldu? İki bölüm önce -yani bir sezon- aşkından divane olan kız, şimdi annesine ‘öz oğlunu’ içeren cümlelerle çatışıp ‘abim’ diyerek bahsediyor Jace’den. Tamam hala aşığım, seviyorum diyemez de bir üzülseydi, bir durup düşünseydi. Sanki ömrü boyunca Jace abisiymiş gibi davranıyor. Hem ne belli, bir sor sorgula değil mi? Ne zamandır Valentine’ın lafına inanıyorsunuz. 

876db3bc-70f7-4665-baff-0c083a60ea37.jpg
Dot’un yeniden görünmesine şaşırmadım, eski karakterlerin bir türlü eskimeme durumu tüm fantastik dizilerde var nasıl olsa, hatta sevindim çünkü bir nevi içerde birisi oldu. Tabii söz konusu Valentine olunca korkmamak mümkün değil. 



Clary’i görünce Valentine’ın durumu son derece sakin karşılamasının altındaki neden de sonra ortaya çıktı, meğer Dot’dan Clary’e büyü yapmasını istemiş. Gerçi büyü yapması bir şeyi değiştirmedi, Clary oradan Jace’siz çıksa hiçbir manası olmazdı. 



Jace ile de tam çıkabildi mi gelecek bölüm göreceğiz gerçi, portal son anda kapanmış gibiydi, umarım denize düşmüş olmaları sıçrayışlarının başarısız olduğunu göstermez.



Simon’ın vampir yetilerini edinme çabaları komik görünse de aslında sıkıcı, umarım bunu yakın zamanda fark ederler. Evet restoranda -ki orası da restorandan çok sürü evi gibi- elini uzatıp yeteneklerini kullanacakmış gibi yapması komikti ama o kadar. Magnus dediğini yapar da umarım yakın zamanda Simon da gerçek bir vampir olur, varlığı yeterince sıkıcı zaten bir de beceriksizliği daha çok yoruyor.



6b1b5e32-cbff-4d48-b745-e1a13449185c.jpg

Bir parabataim olsa sen ol isterdim Alec.



Geçen bölüm Magnus’un, Alec’e verdiği tepki çok güzeldi. Alec, ne yaptıysa kendisi için yaptı. Hissettiği için, öyle olması gerektiği için. Evet kardeşini kaybetti, evet en derin sadakat ve bağ onda ama bu Magnus’a kum torpası muamelesi yapmasını haklı göstermez. İkisi arasındaki tutukluk mevzusu ise fazla gerçekçi, bir anda fazla yakın olsalar çekiciliğini kaybederdi diye düşünüyorum. Bu kıvam çok hoş, tabii konuştukları her an ikisinin de başlarını tutup birbirlerine yaklaştırmak istemiyorum dersem yalan söylemiş olurum. 


Her ne kadar kalbimde bir yer fena halde Jalec (Jace & Alec) istese de Alec’e en iyi Magnus gelecek belli. 



Alec, taş ile bağ kurmanın tehlikeli olduğunu öğrenen Izzy’i ikna etmek için “Onsuz yaşayamam” dediğinde kalbi orta yerinden ayrılmayan var mı? Ya hu bu nasıl sevgi, nasıl kardeşlik? 



Jace dönünce en çok Alec’i seveceksin!



Son anda Alec’in de Jace’in de fenalaştığını görüyoruz ama endişelenmiyorum çünkü ikisine de bir şey olamaz. 



Gelecek bölümü merakla bekliyorum ve umuyorum ki Jace artık endüstriye dönecek.



*Parabatai; Hayatları boyunca yan yana dövüşmek üzere bir yeminle birbirine bağlanmış iki kişiye verilen isimdir.



kaynak: ranini.tv
82686484_3749748_160105.gif


Cevapla
Teşekkür verenler:


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi