Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Safevî Devleti
#1
Safevî Devleti veya Devlet-i Safevîyye (Farsça: صفویان, Azerice: Səfəvîlər Dövləti) 1501 ve 1736 yılları arasında bugünkü Azerbaycan, İran, Ermenistan, Irak, Afganistan, Türkmenistan ve Türkiye'nin doğu kesiminde varlığını sürdürmüş, tarihte ilk kez Şiî Onikiciliğini resmî mezhep olarak kabul etmiş olan halkları yönetmiş ve AZERBAYCANIN VARİS OLDUĞU hâkim hanedanın devletidir.

Safevi Devleti'nin kuruluşuna destek veren Türkmen boyları şunlardır; Şamlı, Afşar, Kaçar, Tekeli, Humuslu, Ustaclu, Dulkadirlu, Varsaklar

İsmail Safevi, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın torunu olan Akkoyunlu Elvend Mirza'yı Şarur (Nahçıvan) yakınlarında yendikden sonra 1501 yılının temmuz ayında Tebriz'de kendisini Şah ilan etti. I. İsmail, bütün Azerbaycan'ı imparatorluğa dahil edince Azeri Türkleri Safevî ordusunun esas nüvesini teşkil etmiştir.

Bundan sonra tüm İran'ı ele geçirerek, Mayıs 1502'de resmen İran Şahı olan I. İsmail sonraki 250 yılda Orta Doğu'ya büyük etki yapacak bir Şiî devletinin temelini atmıştır.

Resmî dil
Safevî Devleti'nin kurucusu Şah İsmail genel olarak Türkçe'nin Azerbaycan şivesini kullanmıştır. Kendisinin annesi Uzun Hasan'ın kızı olması nedeniyle konuştuğu ve kullandığı dildir ve kendisi Hıtayi daha sonradan Hataî mahlası ile Azerice şiirler yazmıştır.Safevî Hanedanı'nın saray ve askeri makamların dili Azerice olmuştur.Safevi hanedanın iktidarında İran sınırları içerisinde halkın çoğunluğunca konuşulan Azerice ve bazen de Farsça edebi ve resmi dil olarak kullanımıştır.
Hanedanın kökeni
Safevî Hanedanının kökeni, 13. yüzyılın sonunda Şah İsmâil'in altıncı dereceden dedesi olan Safiyüddin İshak'ın Erdebil'de kurmuş olduğu Safevî tarikatından gelmektedir Gilan'da büyük Sûfi mürşidi Şeyh Zahid-i Gilanî'nin müridi olmuş Safiyüddin, şeyhin kızı ile evlenerek Zahidiyye tarikatının başına gelmiş ve Zahid'in ölümünden sonra tarikat Safevîyye olarak tanınmıştır. Şeyh Cüneyt'in tarikat başkanlığı döneminde, Karakoyunluların koruması altında olan Safevîler büyük sayıda Azeri ve Anadolu Türklerini Şiîliğe çevirmeye başlamışlar.Bu Şiî Türkmenler genelde başlarına kırmızı sarık giydikleri için, tarihi kızılbaş adını almışlar.
Erdebil Şeyhliğinden Safevî Şahlığına
Timur Ankara Savaşında Yıldırım Beyazıt'ı yendikten sonra Anadolu'dan aldığı 30 bin esiri İran'a götürerek Erdebil'e yerleştirdi.[kaynak belirtilmeli] Erdebil Şeyhi Ali'nin (Şeyh Cüneyd'in dedesi) isteğiyle Timur esirleri serbest bıraktı ve esirler zamanla ona bağlanarak ondan tarikat dersi aldılar ve böylece Şeyh Ali'ye bağlılıklarını sürdürdüler. Başlangıçta Sünni olan bu insanlar, Şeyh Ali'nin etkisiyle Şiî oldular ve tarikatın emrine girdiler.

1447'de tarikatın başında bulunan Şeyh Cüneyt İran'da siyasi bir güç haline gelmek için devrimci Şiî anlayışını benimsedi. Akkoyunlular'ın elinde bulunan Doğu Anadolu'ya gelerek bölgedeki yerel güçleri etrafına toplamaya başlamıştı. Karakoyunlular ile mücadele halinde olan Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yanına giden Cüneyt onun kız kardeşi Hadice Begim ile evlenmişti. Bu evlilik ile Uzun Hasan, Cüneyt'in Türkmenler üzerindeki nüfuzundan yararlanmayı düşünürken, Cüneyt de bu sayede amaçlarını gerçekleştirmek için serbestiyet elde etmişti. Etrafına topladığı güçle Azerbaycan'da Şirvan ülkesine saldıran Cüneyt yapılan savaşta yaşamını yitirdi.Yerine geçen oğlu Şeyh Haydar dayısı Uzun Hasan'ın kızı Halime Begim/Alemşah ile evlendi. Bu sayede Anadolu'da Alevî anlayışını daha da artırdı. Osmanlı hükümdarı II. Bayezit'in gerekli önlemleri almaması da Safevîlerin güçlenmesinde önemli bir rol oynadı. Anadolu'dan sürekli göçlerle güçlenen Erdebil şeyhi Haydar, Akkoyunluların Otlukbeli yenilgisinden sonra düştüğü bunalımlı durumdan yararlanmaya çalıştı.Fakat dayısının oğlu Akkoyunlu Yakup Bey ile yaptığı bir savaşta yaşamanı kaybetti. Oğlu Şeyh İsmail, Akkoyunluların iç savaşından yararlanarak 1500 yılında Erzincan'a geldi. Etraftaki bütün müritlerinin toplanmasını emredince Ustacalu, Şamlu, Rumlu, Dulkadir,Tekelü ve Karaman-Turgutlu Türkmenleri ile Varsaklar'dan binlercesi etrafında toplandı.1501'de Akkoyunlu emiri Elvend Mirza'yı Nahçıvan'da yenilgiye uğratan İsmail Azerbaycan'ın tamamını ele geçirerek Tebriz'de kendini şah ilan etti. Böylece dedesinin başlattığı Şiî devrimci-siyasi girişim İsmail tarafından başarıyla sonuçlandırılmış oldu. Artık Erdebil Safevîye Şeyhliği'nin yerini Safevî Şahlığı alıyordu.
Mənə biraz ondan danş
Qaytar mənə getir məni
Al onsuz bir gələcəkdən

keçmişimdə itir məni
Danışdığca bitir məni!

Cevapla
Teşekkür verenler:
#2
çok güzel paylaşım..teşekkürler
82686484_3749748_160105.gif


Cevapla
Teşekkür verenler:


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi