Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Türk Mitolojisinde Tanrılar ve Tanrıçalar
#1
Türk mitolojisinde başrol oynayan tanrı ve tanrıçaların sıfatları işlevleri ve isimlerinin etimolojik anlamlarıyukarıdaki gezegen ve gezegensel sıralamaya uygunluk göstermektedir. Buna göre; Satürn Kara-Han Jüpiter Ülgen Mars Kızagan Tanrı Venüs Umay (Ayızıt) Merkür Mergen Tanrı’yı karşılamaktadır.



AK ANA

Sonsuz sulardan çıkıp Ülgen’e yaratma emrini veren ve tekrar sulara dönen tanrıça ak anadır. Altay Türklerinin inancına göre ışıktan bir kadın hayali şeklindedir. Ülgen ilk yaratılış ilhamını Ak anadan alır ve dünyaya destek olması için üç tane de balık yaratır.

Türk mitolojik görüşlerine göre Ak ana boynuzlu olarak betimlenir. Eski çağlarda Ana tanrıça heykelcikleri de boynuzlu olarak simgelenmiştir.



KARA-HAN (KAYRA-HAN)

Altay Türklerine göre gökyüzündeki tanrıların en büyüğü Kara Han’dır. Kara Han 17. katta oturur. Bütün Tanrıların babasıdır ve oradan evrenin kaderini tayin eder. Eliade’ya göre Kara Han dünyanın yaradılışı ve sonu gibi konularda daima ön plandadır .Kara-Han yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir çam diker ve 16. kata oğlu Ülgen’i oturtur. Kara-Han dokuz kişinin bu dallardan türemesinidokuz ulusunda buradan meydana gelmesini ister. Kara-Han insanoğlunun “ata” ve “ana”sıdır. Şamanlara göre Kara Han’ın Ülgen Kızagan Mergen adında üç oğlu vardır.



BAY-ÜLGEN

Bay Ülgen göğün 16. katında Altın dağda ikamet eder ve altın bir taht üzerinde oturur. Tahtı ay ve güneşin ötesindedir. Ülgen gök cisimlerini yönetir yağmur yağdırır gök gürültüsü ve yıldırımları da o gönderir. Tanrı Ülgen biri ak biri kara taşla gelerek ateşin nasıl yakılacağını insanlara öğretmiştir.

Eliade’ya göre gök gürültüsü ve şimşek tüm mitolojilerde gök tanrının silahıdır ve yıldırımıyla vurduğu yer kutsallık kazanır. Ülgen iyilik yapmayı sever. Ülgen’in kendisi kızları ve oğulları insan şeklindedir.



KIZAGAN TANRI

Ülgen’in oğludur. Göğün 9. katında oturur. Çok kuvvetli tanrı anlamına da gelir. Roux’a göre 9. Kat Mars’ın konumlandırıldığı gök katıdır. Kızagan Tanrı Banzarov’a göre savaş tanrısıdır. Onlarca tehlikeli geçitlerde orduyu yönetmek ve düşmanı yenmekte bu koruyucu ruhun yardımı olur. Altay Kamı göğe çıkarken Kızagan Tanrı’yı “kırmızı yularlı kızıl erkek deve sırtında gökkuşağı asalı baba!” diye çağırır. Buna bakarak onun kırmızı renk ile simgelendiği sanılmaktadır.



ERLİK HAN

Erlik korkunç bir ihtiyardır. Gözleri ve kaşları kömür gibi kara çatal sakalı dizlerine kadar uzamışyaban domuzunun azı dişlerine benzeyen bıyığı kulakları üzerine yerleşmiş çenesi tokmağaboynuzları ağaç köklerine benzer. Saçları kapkara ve kıvırcıktır. Bir Şaman duasında: “bindiği kara küheylan döşeği kara kunduz derisinden beline kuşak yetişmez. Göz kapağı bir karış bıyığı ve sakalı kara. Kovası kişi göğsünden kadehi insan kafatasından kılıcı yeşil demirden kürek kemikleri yassı demirden dizgini kara ipekten kamçısı kara yılan” denmektedir. Beş oğlu iki kızı vardır. Kurban olarak koyu renkli at kesilir . İnsanlara kötülük eden bir yer altı tanrısıdır. Mitlerde Erlik tasvir edilirken körük çekiç ve örs motifleri de birlikte geçer . Erliğin yer altında damı demirdenocağı balçıktan yapılmış bir sarayı vardır. Bu sarayın önünde gümüşten bir tahtı vardır. Kılıcı yeşil demirden kalkanı yassı demirden yapılmıştır. Eyerlenmiş dokuz boğası vardır .


MERGEN TANRI

Her şeyi bilen akıllı Mergen Tengere Göğün 7. katında oturur. Mergen kelime anlamı olarak okçu nişancı anlamına gelir.

Bu anlamda Mergen Yunan mitolojisindeki Hermes’i (Merkür) anımsatır. Hermes akıl tanrısıdır ve bütün bilgilere sahip tanrı olarak kabul edilir. O karanlığın güçlerini yenen tanrıdır çünkü “o her şeyi bilir ve her şeyi yapabilir”.



UMAY ANA

Umay çocukları ve hayvan yavrularını koruyan bir tanrıçadır.

Arkeologların Altaylarda buldukları seramik ürünler üzerindeki resimlerde Umay ana üç boynuzlu olarak betimlenir.Orta Asya da bazı arkeolojik buluntulardan anlaşıldığına göre Umay ana motifibeyaz saçlı ve beyaz giyimli olarak insanbiçimci bir görünüm sergilemektedir. Kuş kılığında kanatlı bir kadın görüntüsü de vermektedir. Altay Türkleri onu göklerden inen gümüş saçlı güzel yüzlü bir kadın olarak düşünmüşlerdir.



YAYIK HAN

Şaman duaların da Yayık şöyle tasvir edilir. “Ülgen beyin habercisi kızıl bulut kenarlı gök kuşağı dizginli solgun şimşek kamçılı gökten haber alan Ak Yayık üç boğumlu Ak Yayık altın kenarlı Ak Yayık”.Tuva Şamanları “ak eren” ismini kullanır. Yayık büyük tufandan sonra gökyüzüne çıkıp Ak Yayık adını alır. Güney Altaylılar ona “yaratıcı” ve “gök oğlu” adını vermişlerdir. Tölösler “koruyucu” adını verir. Ülgenin oğlu veya kızı olarak da düşünülür. Yayık sözcüğünün kökü “parçalayarak kurban vermek” anlamına gelen “yay” ile ilişkilendirilir. Mitolojik bir varlık olarak kocaman bir ejderha görünümündedir.



KARLIK

Suyla ile birlikte görülen ve onunkine benzeyen görevi olan bir ruhtur. İşareti dumandır.



SUYLA

Güneş ve Ay’ın kırıntılarından yaratılmıştır. Altay Türklerine göre Suyla at gözlü kartal gagalı eşek kulaklı ve yılan saçlıdır. Ağaçkakan Suyla’nın sembolüdür.

Ülgen’e Yayıkla birlikte kurbanın ruhunu ulaştırır. İnsanların hayatını kontrol eder ve bir değişiklik olduğu zaman Ülgen’e bildirir. Bundan dolayı iki dilli de denir.



UTKUUÇİ

Kurbanı Ülgen’e ileten bir ruhtur. Güler yüzle karşılayan anlamına gelir. Gökyüzünde yaşar Ülgen’e en yakın ruhtur. Şaman altın kazıktayken Utkuuçi’dan kazları alır ve yeryüzüne döner.



AYIZIT

Ayzıt güzelliğin sembolüdür. Bu anlamda Sümer ve Yunan mitlerindeki İştar ve Afrodit’e (Venüs) benzer. Süt gölünden getirdiği damlayı çocuğun ağzına damlatır ve çocuğa ruh verir. İnsan yavrularını kadınları hayvanları ve hayvan yavrularını korur. Simgesi Kuğu kuşlarıdır. Ayısıt’ı simgeleyen kuğular kutsal sayılır ve dokunulmaz. Kuğu aslında kutsal bir kızdır. Bu kız kuğunun beyaz tülünü üzerine giyince kuğu çıkarınca kız olur.

Ayızıt. gökten gümüş tüylü bir kısrak suretinde iner. Yele ve kuyruklarını kanat gibi kullanır. Ayzıt şaman dualarında şöyle tarif edilir. “Başında ak gökten ak bir kalpak çıplak omuzlarında ak gökten bir atkı baldırına kadar siyah bir çizme. Bu şekilde bir kayaya yaslanarak uyumuştur veya ormanda dolaşmaktadır”.




AYISIT'IN KIZLARI

Ayızıt’ın sarayının kapısında ellerinde gümüş bakraçlar olan yasakçıları vardır. Yazın şamanlar ak elbise kışın kara elbise giyerek Ayzıt bayramını kutlarlar. Eliade’ya göre yasakçıların ellerinde gümüş kamçıları vardır ve kötü insanları içeri almazlar.



OĞUZ KAĞAN

Bazin eski Türklerde biri ata kurt diğeri de ata boğa üzerine kurulu “ikili kökeni” yansıtan farklı iki gelenek olduğunu söylemiştir. Oğuz’a adını veren ata da bir boğadır. Oğuz bütün yaşamı boyunca kurdun korumasına ve rehberliğine başvurmuştur.

Oğuz kağan destanında Ay Oğuz’u doğuran tanrı olarak sunulur. Bu da Oğuzun Tanrı oğlu olduğu fikrine götürür. En eski çağlardan beri tanrısal kahramanların işaretleri boynuzlu bir taçtır. Orta çağ minyatürlerinde Oğuz Kağan ve oğulları boynuzlu olarak tasvir edilir. Campbell’a göre Boğa“Kutsal Ay Boğası” olarak bilinir. Boynuzları Ay’ın alegorisidir ve Tanrının sembolüdür.




OĞUZ'UN EŞLERİ

Efsanede Oğuz kağan ava gider. Bir gölün ortasında önünde bir ağaç ve ağacın oyuğunda bir kız vardır. Kız muhteşem bir güzelliğe sahiptir. Saçları akarsular gibi gözleri maviydi ve inci gibi dişleri vardır. Oğuz kağan bu kızı alır ve “gök” “dağ” “deniz” adında üç oğlu olur. Günlerden bir gün gökten mavi bir ışık düşer. Bu ışık güneş yada aydan daha parlaktır. Oğuz Kağan yaklaşır ve bu ışığın ortasında bir kız olduğunu görür. Kız olağanüstü güzelliktedir. Başının tepesinde sanki kutup yıldızı gibi ateşten bir ışık demeti vardır Oğuz kağan kızı görünce sever ve onu alır. “gün” “ay”“yıldız” adında üç oğlu olur.



AYHAN

Oğuz Kağanın oğludur ve ongunu kartal’dır. Türklerde kartal sürekli olarak hükümdarlık ongun’u olmuştur. Altay Türklerine göre Ay-ata göğün altıncı katında oturur ve Ay ile sembolize edilir.



DAĞHAN
Oğuzun oğullarından olan Dağhan’ın ongunu üç kuştur.

DENİZHAN

Oğuzun oğullarından biridir ve ongunu çakır (çağrı) kuşudur. Çakır mavi gözlü “mavi-deniz” ve “beyaz-mavi-deniz” türünden bir kuştur.

Uygur sanatında Basaman isimli alp-tanrı kuzey yönü Merkür (su yıldızı) su unsuru ile alakalı görülür ve bu Alp-tanrının tuğu yırtıcı hayvan kuyruklarından oluşmuş olarak resmedilirdi. Elinde tuttuğu kargı ise üç dilimlidir.



GÖKHAN

Oğuz’un oğullarından biridir ve ongunu sungurdur. Türklerde kartal hükümdarlık sembolü olurkensungur sıklıkla tigin unvanlarında kullanılır. Kaşgari’nin büyük bir yırtıcı kuş olarak tanımladığı sungur maviye çalan beyaz kuşlar arasındadır. Pelliot Çin’de su kuşlarını avlamakta kullanılan sungurun “deniz mavisi” türünden olduğunu söyler. Moğollar aynı kuşa “mavi yırtıcı kuş” derler.



GÜNHAN

Oğuz’un oğullarındandır ve ongunu şahindir.

Gün han Oğuzun göksel eşinden olan en büyük oğludur. Oğuz Kağan sembolik olarak bulduğu altın yayı Günhan Ayhan ve Yıldızhan arasında pay eder ve kendisinden sonra hakanlık tahtını Günhan’a bırakır. Günhan kendisi için altın bir çadır kurdurur ve kendi yönü olan sağ tarafa kırk kulaç yüksekliğinde bir direk ve onun tepesine de altın bir tavuk oturtur. Pelliot’a göre Günhan Güneşi karşılar ve Güneş hanı anlamına gelir. Altın hakanlara ait bir semboldür ve güneş altının alegorisidir.



YILDIZ HAN

Oğuz’un oğullarındandır ve ongunu tavşancıldır. Türklerde yıldız bilgisi çok önemlidir. Geceleri zamanı öğrenmek için yıldız bilgisi tek yol ve çaredir. Türklerin göğün ilk ve ana yıldızları olarak gördükleri gezegenler ilk tanrısal arketiplerdir. Yaradılışın başlangıcı ve temelidir.




ÜRÜNG AYIG TOYON

Yakut Türklerine göre ilk insanı o yaratmıştır. Eski Türkçede ürüng-beyaz ayıg-yaratan toyon-tanrı efendi demektir. Yakut Türklerinde beyaz yaratıcı diğer yaratıcı ruhların en büyüğüdür. Kainatı o yaratmıştır. Dünyayı idare eden de odur. İnsanlara yaratıcı gücü ve çocukları o verir. Yerin ve toprağın verimli olmasını o sağlar. Hayvanların çoğalması ve bolluk onun sayesinde olur. Eliade aynı tanrıya ata bey de dendiğini söyler.

İnsana kut veren odur. Büyük efsane kahramanlarını yeniden hayata döndürerek ölümden kurtarır. Bu yaratıcıya canlı beyaz at kurban edilir. Ürüng Ayıg Toyon çok saygı gösterilen kutlu nur yüzlü ve ulu bir varlıktır.





SU İYESİ – SU PERİSİ

Su iyelerinin hepsi sularda yaşar. İnsanlara zarar vermezler. Onların yaşadıkları sarayın girişinehirlerin derinliklerinde bir taşın altındadır. Su sahiplerine Kazaklar “su perisi” Türkmenler “suv adamı” Özbekler “su alvastisi” derler.

Pınarlarda yaşayan peri kızları beyaz giyimlidirler ve cisimsiz varlıklardır. Kuş ve yılan kılığına girebilirler.





KÜBEY HATUN

Altay Türklerine göre ağaç ulu ananın yaşadığı ve kahramanlara memesinden süt verdiği yerdir. Yakut Türklerine göre Doğum tanrıçası Kübey-hatundu ve ağacın içindeydi. Kökünden hayat suyu akıyordu.

Er Sogotoh destanında mitolojik bir ağaç tasviri şöyledir. “Yarı beline kadar çıplak alt tarafı ağaç kökleri gibiOrta yaşlı ciddi bakışlı bir kadın kabaran göğüslerinden süt verir.”


Mitlerde çoğunlukla ağaç ışık temasıyla ilişkilendirilir. Şaman dualarında ağaç altın yapraklıyetmiş yapraklı mübarek kayın olarak anılır. Kübey hatun yani doğum tanrıçası da bu kayın ağacının içinde yaşar.




SEMRÜK-BÜRKÜT

Yakutlar çift başlı kartala “öksökö kuşu” derler. Türkçe “bürküt” kartal demektir. Bakır tırnaklıdırsağ kanadı ile güneşi sol kanadı ile ayı kaplar. Ona gök kuşu da denir. Büyük kartallar için Bürküt kelimesi kullanılır.

Çift başlı kartallar gök direklerinin veya kayın ağacının tepesinde tasvir edilir ve tanrı Ülgenin sembolüdür. Çift başlı öksökö kuşu gökten yıldırım indirir.

Başkurt efsanesinde “Semrük” adındaki kuş iki başlı kartaldır. Bu başlardan biri insan başı olarak da düşünülür.

Türk mitolojisinde ay ve güneşi pençeleriyle tutan doğanlar görülür. Tuğ’lar bir boz doğan ile birlikte gökten düşmüştür. Tanrıya açılan göğün kapısını çift başlı bir kartal bekler ve tanrının sembolüdür. Bu kartallar gökten yıldırım indirir.

Türk mitolojisinde çift başlı kartallar ve gün ve ay simgeleri ying ve yang sembolüdür. Çinlilerin ying-yang sembolü olarak tasvir ettikleri kozmos ve kozmosun dönüşünü Türkler karşılıklı iki hayvan yada kartal koymak suretiyle ifade etmişlerdir. Bu sembolik hayvanların döndükleri merkez yer ve göğün ortasıdır. Türklerin Yaruk-Kararıg ilkesini göğü anlatan yuvarlak plakalara sarılmış siyah ve beyaz kartallar temsil eder.




KARTAL ANA

Yakut Türklerinin inanışlarına göre Şamanlar yeryüzüne kartal ana tarafından getirilmişlerdir. Er-Töştük destanında da kartal dişi olarak görünür. Kartal Yakutlara göre Güneşin sembolüdür. Yakutlar analarının bir kartaldan geldiğine inanırlar. Bundan dolayı Kartal “güneş kuşu” olarak da nitelendirilir. Kendi küllerinden doğan phoenix daha genç olarak dünyaya gelir. Bu nedenle yeniden doğuşu ebedi hayatı ölümsüzlüğü ve güneşin doğuşunu simgeler. Çin mitolojisinde de ateşisıcaklığı hasat mevsimini ve güneşi sembolize eder.
adam sorar:
KacInIz cIplakLIgImIza güvenmek yerine,
karakterinize güvenecek kadar kadInsInIz ?

KadIn cevap verir:
KacInIz cIplak ßedeni sahiplenmek yerine,
üstünü örtecek kadar ADAM'sInIz ?
Ara
Cevapla
Teşekkür verenler:


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi